Böyle bir şey istediğimi kimseye
söylemedim…
Sessiz bir kumsal vardı hep,
kayıp bir köyün öte yakasında. Tanımadık yüzlerle çevrelenmişti raks ateşleri.
Kuma vuran adımların sesi yankılanıyordu sahil boyunca ve bıraktığı izler hala
kalbimin bir köşesinde. Şimdi hatırlayamadığım bir düşte kaybolmuştu sessizlik.
“Dün” dediğimiz gecelerin bir tanesine sinmişti. Unutulmuştu… Gözümü her bir
yeni güne açışımda onu arıyordum odaya sızan güneş ışınlarının arasında.
Gitmiş miydim, yoksa hep beraber
mi kalmıştık? Zaman, neden artık akmıyordu, bir hayal miydi izinsiz
yaşadıklarımız, isimsiz tanıdıklarımız? Belli bir süre sonra hayat da
yitirmiyor muydu anlamını, aynadaki bizler yitip gitmiyor muyduk kimsesiz
yansımalarımız ve fayanslarda çınlayan yankılarımız arasında?
Anlar, bir kitap karıştırırken
rastgele seçtiğimiz sözcükler gibi.
0 yorum:
Yorum Gönder